TARİH

ABANT GÖLÜ

 Mudurnu’nun 18 km. kuzeydoğusunda 1328 metre yükseklikte yer alan Abant Tabiat Parkı, 127 ha.lık göl yüzeyiyle birlikte toplam 1196,5 ha. alana sahiptir. Abant Gölü Abant Dağları üzerinde oluşan doğal bir göldür.

Tabiat Parkı florasına dahil 84 familyaya ait 332 cins, 66 tür, 147 alt tür, ve 69 varyete, toplam 672 takson ve 150 liken türü kaydı vardır. Bu taksonlardan 51’i endemiktir. Fauna bakımından da zengin olan bölgede endemik bir tür olan ve dünyada şimdiye kadar başka bir yerde kaydı bulunmayan “küçük taraklı semender” bilinmektedir. “Abant Fındık Faresi” ve “Abant Alası” yöreye özgü endemik türlerdir.

 Göl çevresi su samurları için, yöre ormanları da bir çok yabani hayvan ve kızıl geyikler için uygun bir yaşam alanına sahiptir.  Göl çevresinin korunması ve planlanması amacıyla uzun devreli gelişim planı yapılmış olup, plan dahilinde çalışmalara devam edilmektedir.

GÖLCÜK GÖLÜ

Bolu merkezine göre güney yönde ve 16 km uzaklıktadır.

Bolu içinden 15 km’lik asfalt yolla çıkılabilen Gölcük, Abant Gölü’nün doğal yapısını andırıyor. Ama Abant’tan daha küçük. Denizden yüksekliği ise 1250 metre.

Çevresi sık çam ormanıyla kaplı Gölcük, hafta sonlarında çok kalabalık oluyor. Ankara’dan, İstanbul’dan günübirlik gelinebilir. Sabah erken yola çıkıp 2.5 saatte Gölcük’e ulaşmak mümkün.

KARTALKAYA KAYAK MERKEZİ


Türkiye’nin en gözde kayak merkezlerinden biri olan Kartalkaya kayak ve snowboard merkezi Batı Karadeniz bölgesinde, Bolu ilinin güneydoğusunda, Köroğlu dağları üzerinde yer almaktadır. 

Kartalkaya Kayak Merkezi Alp disiplini kayak ve Tur kayağı için çok uygun koşullara sahiptir.

Kartalkaya Kayak Merkezinin kayılabilen alanı 1850 - 2200 metre yükseklik kuşağı üzerinde yer almaktadır.Bölge yarı ılıman bir iklime sahip olup Kartalkaya Kayak Merkezi ve çevresi çam ormanlarıyla kaplıdır. Hakim rüzgar yönü batı - kuzeybatıdır.

Türkiye’de kayak denince akla ilk gelen yer olan Kartalkaya Kayak Merkezinde Aralık ayı başlarından mart ayı sonlarına kadar kayak yapılabilmektedir. Kartalkaya kayak merkezinde 3 metreye kadar kar görülmektedir.

SÜLÜKLÜ GÖL

Batıkaradeniz Bölgesi’nde Bolu-Mudurnu-Tavşansuyu köyü(eski adı:Akyokuşkavağı) sınırları içinde yer alır. Sülüklügöl Doğal yaşamı koruma alanı; gölü de içine alan toplam 809 hektarlık bir alana sahiptir.

Sülüklügöl rakımı 1300m de etrafı yaylalarla çevrili muhteşem bir doğa manzarasına sahiptir. Tabiatta nadir olarak gerçekleştiği tescillenmiş ve bu nedenle 1980 li yılların ortasında Türkiye Büyük Millet Meclisi kararı ile Milli Parklar koruma ve sit alanı ilan edilmiştir.

Bölgede Firikler ve Roma ce Bizans dönemine ait kaya mezarları ile çeşitli sütunlar bulunmaktadır.Bölge jandarma ekiplerince sıkı koruma altındadır.

Sülüklügöl yolu üzerindeki Tavşansuyu deresinden akan su ile çalışan 3 adet u değirmenini burada görebilirsiniz. 2 tanesi halen köylülerin ürettiği mısır ve buğdayı un ya da yem yapmak için kullanılıyor.

SÜNNET GÖLÜ

Kış aylarında donan Bolu Sünnet Gölü'nün çevresi yürüyüş için ideal. Göldeki mercan ve alabalıkların avlanması serbest. Bolu Sünnet Gölü'nde konaklama ve yeme içme hizmeti veren tesisler de bulunuyor.

Doğadan enerji alıp yenilenmek, 1050 metre yükseklikteki Sünnet Gölü, eşsiz manzarası ve birçok özelliğiyle hem fizyolojik hem de psikolojik terapi merkezi unvanını fazlasıyla hak ediyor.

Gölün hemen yanındaki tesisleri de görünce kuvvetli bir sakinlik duygusu kaplıyor insanı. Sadelik ve samimiyet burayı daha da iyi tarif ediyor. Yürüyüşünüz sırasında genç ve yüzlerce yıllık çam ağaçlarıyla birlikte göle akseden mavi, türkuaz ve yeşilin onlarca tonunu görüp heyecanlanmamak elde değil.

Bol ve doğal oksijenin sizde yarattığı etkiyi hemen fark ediyor ve yer çekiminin azaldığı hissine kapılıyorsunuz. Tertemiz çevre ve oksijen dolu bir havanın yarattığı etki, insanı ister istemez sevdikleriyle beraber tekrar tekrar buraya çağırıyor.

İster dinlenmeye, ister işiniz için proje üretmeye, isterseniz neşeli birkaç gün geçirmeye gelin, her durumda da enerji noktası Bolu Sünnet Gölü size beklediğinizi verecektir. Onlarca sürprizleriyle beraber Bolu Sünnet Gölü'ne ulaşmak çok kolay.

Bolu Sünnet Gölü İstanbul'a 290, Ankara'ya 280, Abant'a 55, Bolu'ya 85, Mudurnu'ya ise sadece 28 km uzaklıktadır. Bolu Sünnet Gölü, Göynük'e 27 kilometre uzaklıkta ve Bolu - Göynük yolu üzerinden ulaşım sağlanıyor.

YEDİGÖLLER MİLLİ PARK

Batı Karadeniz Bölgesi’nde Bolu’nun 42 km. kuzeyinde Zonguldak’ın güneyinde yer alan Milli Parka Ankara–İstanbul karayolunun 152. km’sindeki Yeniçağa ve 190. km’sindeki Bolu’dan kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu–Yedigöller güzergâhı (karla) kapalı olduğundan ulaşım sadece Yeniçağa–Mengen–Yazıcık üzerinden yapılır.

2019 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park olarak korumaya alınmıştır. Havza kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan, yüzeysel ve yeraltı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 m. mesafede sıralanmış 7 gölden oluşmuştur. Milli park içindeki “Köyyeri” mevkiinde yeni Bizans dönemine ait bulunan kalıntılardan, eski dönemlerde bölgenin bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır.

Milli park bünyesinde Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl olarak 7 göl vardır. Bu göller aralarında 100 m. yükselti farkı bulunan iki plato üzerindedir. Ortalama 780 m. yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü Büyükgöl’dür. En derin yeri ise 15 m’dir. Büyükgöl’ün güneydoğusundaki Deringöl, 20 m. uzunluğundaki akan bölümü ile Büyükgöl’e bağlıdır.

Büyükgöl, Yedigöller’de canlı alabalık yetiştirilmesi için damızlık amaçlı kullanılmaktadır. Ülkemizde ilk alabalık üretme istasyonu 1969 yılında burada kurulmuştur. Büyükgöl’ün kuzeyinde ise Seringöl bulunmaktadır.

Diğer platodan 100 m. yükseklikteki platonun en geniş gölü Nazlıgöl’dür. Dibinden sızdırdığı bol miktardaki su, gölün kuzeydoğusunda yüzeye çıkarak bir şelalenin oluşmasına sebep olduğundan “Şelale Gölü” adı da verilir. Aynı platoda Sazlıgöl, İncegöl ve Küçükgöl bulunur. Kuzeyden güneye doğru alçalma gösteren bölgede, en yüksek yer 1488 m. ile Eğrikiriş Tepesi, en alçak yer ise 465 m. ile Kirazçatı’dır.

Yedigöller Milli Parkı bilimsel inceleme ve araştırmalar için de kuvvetli bir altyapıya sahiptir. Çok sayıda bitki türünü içeren milli park, yurdumuzun en güzel, karışık doğal ormanlarına sahiptir. Başlıca ağaç türleri olan kayın, gürgen, meşe, kızılağaç, akçaağaç, karaağaç, titrek kavak, sarı ve kara çam, köknar, fındık, ıhlamur ve dişbudak ağaçları yüksek boylu ve düzgün gövdelidir. Porsuk gibi nesli azalmakta olan bitki türleri de mevcuttur.

 

Yaban hayvanlarından ayı, domuz, kurt, tilki, sansar, sincap, geyik, karaca ve tavşan ile kuşlardan yabani ördek, yabani güvercin ve keklik vardır. Milli Park sahasında 100’ün üzerinde kuş türü tespit edilmiştir. Bu özellikleriyle Yedigöller Milli Parkı tam bir doğa cenneti durumundadır. Her yıl mayıs-eylül dönemlerinde Büyükgöl ve Deringöl’de ücret karşılığı sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir. Göllerde göl alası ve gökkuşağı alabalığı vardır.

Yedigöller Milli Parkı içerisindeki “Kapankaya Manzara Seyir Yeri”ne çıkılarak gölleri ve eşsiz peyzaj güzelliklerini görmek mümkündür. Bu güzergâh üzerinde bir de anıt ağaç bulunmaktadır. Ayrıca, milli park içindeki geyik üretme istasyonu ziyaret edilebilir.

Sessiz ve sakin bünyesi, güzel manzaraları, değişik arazi şekilleri, yürüyüş yolları, şelaleleri, çeşitli cinste bitki ve ağaçlarla süslü yamaçlarıyla piknik, dinlenme, fotoğraf çekme, spor yapma ve kamp kurma gibi rekreatif faaliyetler yapılırken konaklama ihtiyacı Orman Bakanlığı’na ait 40 yatak kapasiteli bungalov evlerde sağlanabilir. Ayrıca, 1 hektarlık alanda çadırla veya karavanla konaklama da yapılabilir. Deringöl yanında bulunan balık üretme istasyonundan ücret karşılığı canlı alabalık alınabilir. Ziyaretçilere yıllık ortalama 40.000 adet balık satışı yapılmaktadır. Parkın ziyarete en uygun zamanı nisan-kasım ayları arasıdır.